Elektrik Tesisatı Periyodik Kontrollerinde Hazırlıksız Başlatılan Süreç, Mühendisleri ve İşyerlerini Mağdur Etti!

Elektrik tesisatı periyodik kontrol raporlarına ilişkin yürütülen süreç, meslek alanımızda ciddi bir belirsizlik ve mağduriyet yaratmıştır. Geçiş süreci sağlanmadan uygulamaya konulan yeni rapor formatları, yalnızca Serbest Müşavir Mühendis (SMM) ve periyodik kontrol alanında çalışan üyelerimizi değil, aynı zamanda onların hizmet sunduğu işyerlerini de doğrudan etkilemektedir. Bu durum, kamusal denetim görevimizi zayıflatmakta ve mühendislik mesleğini kamusal yarardan uzaklaştırarak bürokratik bir yükümlülüğe dönüştürmektedir.

Oysa bu süreçlerde:

  • EMO’nun SMM, Teknik Yönetmelikler ve ilgili komisyonlarının görüşleri yeterince dikkate alınmamıştır.
  • Bakanlık tarafından oluşturulan görüşme heyetlerinde, EMO’nun ilgili komisyonlarından yeterli sayıda üye yer almamış; sınırlı katılımla gerçekleştirilen bu toplantılarda örgütlü temsiliyet göz ardı edilmiştir.
  • Bakanlıkta gerçekleştirilen görüşmeler konusunda SMM Komisyonu ve Teknik Yönetmelikler Komisyonu yeterince bilgilendirilmemiştir.
  • Bakanlıkla yapılan görüşmelerde gündemin, rapor formatlarının belirlenmesi değil; Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği’ne göre raporlara yalnızca mühendislerin imza atabileceğinin savunulması olması gerekirken, giden heyetin bu konuyu yeterince gündeme getirmediği anlaşılmaktadır.
  • Hazırlanan rapor formatları, sahada uygulanabilirliği test edilmeden kabul edilmiştir.

Bugün birçok bölgede düzenlenen “Elektrik Tesisatı Periyodik Muayene Raporlarının Hazırlanması” başlıklı seminerler de aynı anlayış tarafından yürütülmektedir. Yaşanan bu karmaşaya etkin ve doğru bir şekilde müdahale edemeyen bu anlayış, şimdi de durumu düzeltmek yerine “bilgilendirme” adı altında yeni bir yönlendirme çabası içindedir.

Ancak unutulmamalıdır ki temel sorun, hatalı formatlarda değil; üyelerin dışlandığı bir karar alma anlayışındadır. Sorun teknik değildir; sorun, mühendisliği ve üyelerini sürecin dışına iten yönetim yaklaşımıdır.

Bizler biliyoruz ki;

Her başlıkta sorunları çözebilecek birikime, teknik donanıma ve örgütlü güce sahip olan, Üyeleriyle sürekli diyalog içinde olacak, EMO’nun demokratik işleyişini esas alan bir yönetimle bu süreçler doğru biçimde yürütülebilir.

Bu nedenle, başta SMM üyelerimiz olmak üzere tüm meslektaşlarımızın sorunlarını çözme sorumluluğunu üstleniyor; EMO İstanbul Şubesi 45. Dönem seçimlerinde ERHAN KARAÇAY ile başlayan Demokratların Mavi Listesi olarak bu mücadeleyi büyütüyor ve tüm meslektaşlarımızı bu çabaya ortak olmaya çağırıyoruz.

Daha güçlü, daha katılımcı, daha mücadeleci bir EMO ve TMMOB için yola çıkıyoruz!

Paylaş
Facebook
X
LinkedIn
WhatsApp
Email
Print

Diğer İçerikler